Acaba Problem Kimde?

Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş. Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden de emin değilmiş.

Bu durumu konuşmak icin aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş:

“Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla, sonra 20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla.”

O aksam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya koymuş.

40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş:

“Hayatım bu akşam yemekte ne var?”

Cevap yok. Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış:

“Hayatım bu akşam yemekte ne var?”

Gene cevap yok. Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş:

“Hayatım bu akşam yemekte ne var?”

Hala cevap yok. Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış:

“Hayatım bu akşam yemekte ne var?”

Gene cevap alamamış Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş:

“Hayatım bu akşam yemekte ne var?”

“Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuk.”

Belki de genelde düşündüğümüz gibi problem daima karşımızdaki kişilerde değildir. Problemlerin sebebini biraz da kendimizde aramalıyız.

10-10-10 Prensibi

Uygulandığında hayat kalitesini son derece artıran bir teknikten bahsedeceğim. 10-10-10 prensibi temel olarak başımıza gelen herhangi bir olaya vereceğimiz tepkiyi seçerken biraz geri çekilip dışarıdan bakabilmeyi sağlıyor. Uygulaması çok basit; karşılaştığımız duruma tepki verirken şöyle düşünüyoruz : yapacağım şeyin 10 dakika sonra etkisi ne olacak, 10 ay sonra etkisi ne olacak, 10 yıl sonra etkisi ne olacak? 10-10-10 Prensibi yazısına devam et

Kızılderililerin Onur Yasaları

1 – Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Büyük Ruh dinler, eğer sen sadece konuşursan…

2 – Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Rehberlik bulmaları için dua et.

3 – Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.

4 – Misafirlerine evinde saygıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.

5 – Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır, ne de verilmiştir. Senin değildir. Kızılderililerin Onur Yasaları yazısına devam et

Liderlik ve Yaratıcılık Üzerine

Çoğunuzun, özellikle de tarih tutkunlarının bildiği gibi, Sir Ernest Shackleton büyük bir kaşifti.
Antarktika’nın dondurucu sularında gemiyi terk etmek zorunda kaldıklarında, kendini ve
mürettebatını bir ölüm kalım savaşında buldu.

1914 yılıydı ve Shackleton donmuş kıtayı karadan geçmeyi planlıyordu. Gemi buza saplanıp
battığında, mürettebatın 18 ay sürecek hayatta kalma savaşı başlamıştı.

Bir ada buluncaya kadar, yüzen büyük buz parçaları arasında hareket ederek hayatta
kalabildiler. Bu adada kamp kurdular. Erzakları azalınca, Shackleton ve mürettebattan birkaç
kişi, gemiden kurtardıkları cankurtaran sandallarından birine binerek, bir balina avcılığı
istasyonuna varıncaya kadar 1480 kilometrelik cesur bir yolculuk yaptılar. Bir gemiyle geri
döndüler ve böylece 27 adam, çetin bir mücadeleden sağ kurtuldu. Onlarınki, inanılmaz bir
hikayeydi ve mucizeden farkı yoktu. Liderlik ve Yaratıcılık Üzerine yazısına devam et